Geçtiğimiz sene Ekim Devrimi’nin yüzüncü yıl dönümü idi. Bu vesileyle her boydan akımla panelinden konserine Ekim Devrimi etkinlikleri düzenledi.  Geçen sene Ekim Devrimi’ni anan akımlardan hiçbiri bu sene Ekim Devrimi ile ilgili boy göstermedi. Platformumuzun Ekim Devrimi’ni sadece küsüratlı yıllarda anmaması onu gerçekten rehber edinmiş olması başlı başına bir olumluluk olarak görülmeli.

Bunun yanı sıra platformumuz tarafından düzenlenen Ekim Devrimi etkinlikleri dokuzuncu yılındadır ve bir gelenek oluşturmuştur. Üstelik geçmişi yâd ederek değil, Ekim Devrimi’nin ruhuna uygun politik gündemlere ilişkin tartışmalar düzenliyor olmamız da işin cabasıdır.

Bu seneki paneller geçen senelerdekinde olduğu gibi diğer akımlarla aramızdaki farkları sergilemeyi mümkün kıldı. Her iki panelde de konuşmacılarımız platformumuzun Devrimci Parti, Siyasal Durum/Kriz ve Seçimler konusundaki tutumlarını net bir şekilde anlattı.

Bununla birlikte seçimlere ilişkin ayrım çizgilerimizi daha net çizdiğimizi söylemek gerekir. Zira seçimlere ilişkin panelde tüm akımlar AKP’ye karşı mücadele etme iddiasındayken biz onların aslında CHP kuyrukçusu pozisyonlarını sergilemiş olduk. Buna karşılık Ne Yapmalı panelindeki konuşmacı zaten Lenin’i ve onun parti modelini çoktan aşmış olduklarını ve aşağıdan yukarıya bir parti örgütlenmesini savunuyor oldukları için onların leninizmle bir ilişkisinin olmadığını söylemek çok anlamlı olmadı. Kendini Leninist modelin takipçisi sayan diğer iki konuşmacı gelmiş olsaydı lafta Leninizm ile gerçek Leninizm arasındaki farklar çok daha esaslı bir şekilde sergilenirdi. Bu iki konuşmacının son anda sağlık sorunları nedeniyle panelden çekilmeleri de bu durumun bilincinde olduğunu gösterir.

Bununla birlikte panelleri sadece konuşmacıların söylediklerine bakarak değerlendirmemek gerekir. Zira söz konusu etkinlikler bizim önem verdiğimiz propaganda çalışmasının bir parçasıdır. Bu bakımdan belki de esas olarak dinleyicilerin panele katılımına bakmak bizim hazırlığımıza dair daha önemli veriler sunacaktır. Bu konuda ilk göze çarpan şey ikinci panele dair gerek sorulan soru miktarı gerekse de soruların siyasi düzeyi bakımından son derece canlı bir dinleyici katılımız gerçekleşmişken ilk panelde bu durumun aynı nitelikte olmadığıdır. Bu da bize devrimci partinin inşası, leninist parti modelinin ne olduğu konusunda yeterli bir propaganda çalışmasının yürütülmediğini, bu konuların bizim yoldaşlarımızın gündemine hakkıyla girmediğini gösterir. Platformumuz tam aksi vurgular yapsa da yürüttüğümüz çalışmadaki propagandanın ana ekseni hala aktüel siyasi sorunlar ve onlara dair bizim öneri ve teşhirlerimizle sınırlı kalmaktadır. Devrimci partiye duyulan ihtiyaç komünistlerin parti sorununu kavrayışıyla diğer akımların kavrayışı arasındaki farklılıklar, yani komünistlerin birliğini savunanların ana gündemi olması gereken konuların propagandası hala hakkıyla yapılamamaktadır.

Benzer bir eksiklik kendini katılım konusunda da belli etkilemektedir. Bu sene etkinliğin yeterince duyurusunun gerçekleşmemiş olması ki bu da aslında söz konusu panellerin yoldaşlarımızın siyasi gündeminde merkezi bir yer tutmadığını gösterir. Bu da katılımın önceki senelere kıyasla görece zayıf olmasına yol açtı.

Söz konusu eksiklikler bizim zaten çözmeyi önümüze koyduğumuz eksikliklerdir. Bu eksiklikleri gidermek için elbette bir sonraki Ekim Devrimi panelini beklemeyeceğiz. Şimdiden devrimci partiye ilişkin görüşlerimizin ve parti inşa stratejimizin propagandasını daha etkili yapmak için adımlar atmaya başlayacağız.

İstanbul’dan Komünistler

İstanbul’da gerçekleşen panellerin detaylarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Ekim Devrimi Tartışmaları 2018 – İstanbul “Yerel Seçimlerde Ne Yapmalı?”

https://www.kozgazetesi.org/ekim-devrimi-tartismalari-2018-istanbul-yerel-secimlerde-ne-yapmali/

Ekim Devrimi Tartışmaları 2018 – İstanbul “Kriz Derinleşirken Ne Yapmalı?” Paneli